Sizlere 16 Şubat 2013 yılında gittiğimiz ve yıllarca tadı damağımızda kalan bir yerden bahsetmek istiyorum.Daha önceki yazılarımda bahsi geçen Gezgin Dede’nin kulübesine akşamdan geldik. Birazdan fotoğraflarda göreceğiniz manzaranın nerede olduğunu sizde merak etmeye başlamışsınızdır.

Geldiğimiz yer mi? Bahsi geçen yer Isparta ile Konya sınırında olan bir bölge, manzarası ise Dedegöl Dağı olan bir yer. Geceyi içinde geçirdiğimiz kulübenin manzarası kendi gibi gerçekten harika.

Isparta’nın Yenişarbademli Kasabasının Gölkonak Köyünde bulunan bu şirin kulübede geceyi geçirdik.

Arkamıza Dedegöl dağını aldık ve istikamet Beyşehir Gölü. Türkiye’de göl ortasında yaşam olan tek gölü ve Türkiye’nin En Çok Adası Olan Gölü unvanıyla bilinen Beyşehir Gölüne doğru yola koyulduk.

2016 yılı Ağustos ayıda gittiğimiz Türkiye’nin En uzun mağarası olan Pınargözün’de bir gece kamp yapmıştık. Mağaraya giremesek bile bölgede ki orman ve dere harikaydı. Bu bölge fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere harika bir doğaya sahip. Ertesi gün yola devam edip Dedegöl dağını aşıp dağın görünen diğer yüzünde olan Romalılardan beri bilinen Zindan mağaralarına gitmiştik. Bu bölge doğası ve tabiatı ile bizi her zaman büyüledi. Eminim fotoğraflara baktıkça sizi de kendine hayran bıraktıracaktır.

Bizim gibi şanslı iseniz o gün balık tutmaya çıkmamış köy kahvesinde oturan bir balıkçı ile Beyşehir Gölünde tekne ile adalara gitmeniz mümkün. Adalar demişken Beyşehir Gölü içerisinde irili ufaklı 30 u geçkin ada var. Bu adalardan bazıları çok küçük olsa da bir çoğunda yaşam belirtisi mevcut.

O gün gitme fırsatımız olmadığı fakat ana karadan gördüğümüz bir adadan bahsedeyim size. Gölün ortasında büyükçe bir ada ve içinde kocaman bir köy. Sonradan öğrendiğimiz adanın ismi ise Mada Adası. Adada uzun yıllardır yaşam var. Köylüler hayvancılık, balıkçılık ve ufak çaplı tarımla geçimlerini sürdürüyor. Adanın bir okulu olduğu gibi bir de camisi mevcut. İlginç yaşam hikayeleri olan ada insanlarının ve ada yaşantısını görmek için gezilecek yerler listeme not aldım.

Gölkonak Köyünden olan Tekneci Mehmet amcayla şimdi gideceğimiz adanın hiç bir özelliğinin olmadığı söyledi. Tabi ona göre hiç bir şey yoktu, onlar bu tarz küçük adaları sadece büyükbaş hayvanlarını yazları götürüp saldıkları birer mera olarak görüyorlar.

Evet bu ufak tekneler ile büyükbaş hayvanlarını bahar geldiğinde adalara götürüyor ve kış gelesiye kadar adada başı boş bırakıyorlardı. Böylesi ufak bir tekne ile o kocaman ineklerin nasıl götürdüklerini hala anlamış değilim. Gerçi adaya geldikten sonra gördüğüm hayvan tezekleri Mehmet amcanın söylediklerinin içimden kanıtlar nitelikte oldu.

Kış ortasında hava gerçekten muhteşemdi. Keyifli bir tekne yolculuğu ile adaya ayak bastık. Karşılaştığımız manzara muhteşemdi. Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere yerler çimlenmiş kış ortasında yeşile doyduk. Suyun oluşturduğu dinginlik ise her şeye bedel.

Böyle bir manzaranın birde baharda nasıl olacağını düşünün.

Adaya ayak bastık basmasına da sonrasında basacak toprak bulamadık. Yüzlerce kardelen çiçeği tüm masumiyetiyle ayaklarımızın altında. Yüzlerce kardelen çiçeği insan basmaya kıyamaz ya öylece donduk kaldık, adanın diğer tarafına geçemedik.

Bölgenin tamamı milli parklar ilan edilmesi gerçekten mutluluk verici. Kendini bilmez insanların kardelen gibi değişik türdeki çiçeklerin soğanlarını söküp bahçelerine ektiğini, ticari amaçla sattıldıklarını ve de yurt dışından gelip ülke dışına çıkarıldıklarını duydum. Bu harika doğanın kanunlar ile korunuyor olması bir nebze olsun bu tarz sorunların önüne geçebilmektedir.

Fazla söze gerek yok, fotoğraflardaki manzara kelimelerin anlatamayacağı güzellikleri anlatmaya yetiyor.

Baharda otlamaya gelen bir hayvanın ya eceli geldi, yada birilerine ziyafet çektirdi.

Adanın panorama fotoğrafları.

Bu muhteşem adaya üzülerek ayrılırken yine gelmek ümidi ile ayrıldık.

 

Diğer Abonelerin Arasına Sende Katılabilirsin

Posta hesabına bir gün bir mail düşer. Okursun, bakarsın ve çok beğenirsin. İşte o mail sırt çantanı alıp bir yerlere gitmen ve seni harekete geçirmek için yeterli olabilir. Türkiye ve Yurt dışı gezi yazılarımızın mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Gezgin İz sizi harekete geçirecek makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin.. :)

1 YORUM

CEVAP VER