TDF Kış Temel Eğitimi – ERZURUM (2013)

Türkiye Dağcılık Federasyonun Her yıl düzenlemiş olduğu eğitimlerin yaz bölümleri bittikten sonra başarı olanların katıldığı Kış temel kampından bir kaç video mevcut.

Tabi ki her video da olduğu gibi bir hafta boyunca çadırda soğukta kalma mücadelemiz anlatılmaz yaşanır.

Kampa gitmeden önce bilmeniz gereken bazı şeyler mevcut. Zaten bu kampa katılmadan aldığınız yaz eğitimleri sonucunda neleri yapıp, neleri yapmamanız konusunda bir çok fikriniz oluşuyor.
Ben size burada giyim, kıyafet seçimi, yemek seçimi, çanta yerleştirmesi gibi temel bilgilerden söz etmeyeceğim. Sadece kamp alanına ilk ayak basıp yer seçimi,çadırın kurulması anında başıma gelen vahim bir olaydan bahsedeceğim.
Sizde gideceğiniz eğitimlerde benim eksiklerimden yola çıkarak neler yapmanız ve yapmamanız gerektiğini kestirebilirsiniz.

Erzurum’da ki törenden sonra otobüslere binerek Palandöken dağındaki kayak merkezine doğru yola koyulduk. Kamp alanına geldiğimizde akşam üzeriydi ve havanın kararmasına yalnız bir kaç saat vardı.
Otobüsten inen bir çok sporcu yoğun fırtınanın altında, buzlu ve karlı bölgeler arasında kendileri için bir hafta boyunca kalacağı uygun çadır yeri ararken bazıları da çadırlarını kurmaya başlamıştı.
Bende kendi gözüme bir yer kestirip buzuldan uzak yumuşak karlı bir sırta çadırımı kurmayı gözümü kestirdim. Sırtımda çadırım yani bir hafta boyunca kalacağım evim, kıyafetlerim, bir hafta boyunca tek ısı kaynağım uyku tulumum, bir haftalık yemeğim, ocağım vs malzemelerimin bulunduğu çantamı yere koydum ve çadırımı çantadan çıkardım. Ellerim ve yüzüm soğuktan nasıl uyuştu ise bu soğuk beynime kadar işlemişti. Çadırımın pollerini geçirdikten sonra gerdirme işlemini yaptım ve o anda yanımda çadır arkadaşım olmadığı için içine ne birinin girmesini ne de çantamı çadırın içine koymak aklımın ucuna bile gelmemişti. Saatte 30-40 km hızla esen fırtınada çadırı içi boş gerdirmek aptallıktan başka bir şey değildir. Oysa ki ilk eğitimde bize öğretilen rüzgarlı havalarda çadırın uçmaması için içine ya birini oturtunuz yada çantanızı ağırlık yapması içine koyunuz olmuştu.

Çadırımı gerdirip kenar kazıklarını çakma işlemi de bittikten sonra çantamı da alıp tam içine girmek üzere iken çadırımın uçan balon gibi mi, uçurtma gibi mi desem gözümün önünde metrelerce havalanıp uçup gittiğini gördüm.
Bu zorlu kış şartlarına uyum sağlamak için para biriktirip aldığım daha ilk defa kullanacağım çadırımın uçup gitmesine mi üzülüyüm, bir hafta boyunca kime yük olup yanında kalacağıma mı üzülüyüm, yoksa kalacak birini bulamayıp eğitimim daha başlamadan bitmesine mi üzülüyüm. Dayanamayıp uçan çadırımın peşinden saatlerce koştum ve yaklaşık olarak 5-6 km ilerde dere yatağında bir çalıya takılmış bir kaç yeri deforme olmuş şekilde yakaladım. dönüşe geçtiğimde hava kararmış ben daha çadırımı kurmamıştım ve inanılmaz açtım. İyiden iyiye artan fırtına ise cabasıydı. Kamp alanına geldiğimde çadır kurmama müsade etmeyen ve bana yemeğini bölüşen bir hafta boyunca birlikte kaldığımız Ersin abi sağ olsun, o yorgunluğun üstüne beni büyük bir yükten kurtardı.
Gece şiddetli fırtınadan sonra ertesi günü benim çadırımı kurduk ve bir hafta boyunca Ersin abi ile birlikte kaldık. Tek kişi kış şartlarında çadırda yalnız kalmak hem psikolojik olarak hemde çadırın iç ısının tek kişide büyük dezavantaj olduğunu söylemeliyim. Güzel bir eğitimden sonra Kış gelişim eğitimine katılmayı hak kazanmıştım. Benim için büyük bir anı olarak kalacak bu günlerden geriyede aşağıdaki bir kaç video kaldı.

Diğer Abonelerin Arasına Sende Katılabilirsin

Posta hesabına bir gün bir mail düşer. Okursun, bakarsın ve çok beğenirsin. İşte o mail sırt çantanı alıp bir yerlere gitmen ve seni harekete geçirmek için yeterli olabilir. Türkiye ve Yurt dışı gezi yazılarımızın mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Gezgin İz sizi harekete geçirecek makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin.. :)

CEVAP VER