Antalya’nın İbradı İlçesine bağlı Ormana Köyü’nü yaklaşık olarak 2010 yılından beri gitmek istediğim yerler arasına almıştım. O yıllarda gitmek istesem de Altınbeşik Mağarası mevsim itibari ile su altında olduğu için girişimizin imkansızlığından dolayı programımı hep erteledim.
Son 2-3 yıl içinde köyde bir de Ormana Active diye ; yöresel yemek ,kahvaltı ve yöreye özgü düğmeli evlerde kalma imkanı sunan bir yer karşıma çıktı. Sosyal medya hesaplarından takip ettiğim ( https://www.facebook.com/ormanaactive ) Ormana Active’in düğmeli evler, Ormana Köyü doğası , Altınbeşik Mağarası’nın cezbedici güzellikteki paylaşımlarından sonra bir de üstene kuzu göbeği (bir mantar çeşidi) fotoğraflarını atmazlar mı 🙂 beni tutabilene aşk olsun. Telefondan iletişime geçip geleceğimizi haber verdikten sonra cumartesi geceden yola koyulduk. Bölgeye Karaman – Güneysınır – Bozkır’dan Konya – Antalya yoluna çıktıktan sonra Akseki yol ayrımını geçer geçmez sol tarafa yol ayrımından gidilebiliyor.(220KM)
Köye girip düğmeli evler arasında o muhteşem mekanı bulup sabah ilk işimiz kahvaltı yapmak oldu. Kahvaltı yaparken sosyal medya üzerinden tanıdığımız simalar olan “Çok Okuyan Çok Gezen” ve “Gezi Tozu” sayfalarının sahipleri gezginler ile tanıştıktan sonra, düğmeli evleri ve köyün şirin sokaklarını görmek üzere yola koyulduk.
Düğmeleriyle evlerin görselliği gerçekten çok güzellerdi özellikle katran ağacından yapılan ahşap işçiliği olan bölümlere bayıldım. Köyün sokaklarını arşınladıktan sonra üç araç köyün doğasını görmek üzere yollara koyulduk, amma velakin ne yol 🙂 Yaklaşık 4 saat süren bu orman yolunda adrenalin doruklardaydı ve karşılaştığımız manzaralar anlatılamayacak kadar harikaydı.
Toroslar’ın Karadağ bölgesinde Toros yoluna girdiğimiz trekking rotasından Eynif Ovası’na doğru yol aldık.Yol üzerinde mezarı bulunan HU DEDE’nin Karaman’da yatan Alibeke Dede’nin kardeşi olduğunu öğrendik. (Bu konuyla ilgili yazım merak edenler için bu linkte bulunmaktadır.)

Ovada Yılkı atlarını , başı boş besi hayvanlarını ve kuzu göbeği mantarlarını görme fırsatını yakaladık, bu arada “delikli taşları” söylemeden geçemiyeceğim, ağaçlarda deliklerinden dallara asılan bu taşlar meğerse yöre de bulunan bekar erkeklerin yaptığı bir ritüelmiş. Bekar erkekler yerde buldukları delikli taşları dallara takarak kısmetlerinin açılacağına inanırlarmış. Hatta bu eyleme ilişkin bir de meşhur sözleri var:

“DELİKLİ TAŞ YERDE KALMAZ,
DELİ KIZ EVDE KALMAZ.”

Bu söze ithafen bizim Aykut işi garantilemek için üç,beş tane taşı törenle dallara astı, hatta bir de söz yazdı:

“DELİKLİ TAŞ YERDE KALMAZ,
DELİ AYKUT EVDE KALMAZ.”

Ovada Antalya-Konya kervansaray yolu ve Tol Han kalıntılarını da gördükten sonra tekrar köye geri döndük. Köyden Milli Parklar bölgesinde olan Altınbeşik Mağarası’na doğru yola koyulduk.
Mağaranın girişinin su altında olmasından dolayı normal mağaralardan farkı ve görselliği gerçekten harikaydı.Tüm imkanlarımızı zorlayarak botla mağaranın içerisine girme fırsatını da yakaladıktan sonra bu muhteşem günü termosumuz da getirdiğimiz çay ve kahvelerimizi de manzara eşliğinde içerek keyfimize keyif kattık. Bölgeyi yazı, fotoğraf ve video ile biraz olsun göstermek istedik siz yine de bu bölgeyi gezi listenize mutlaka ekleyin.

 

Diğer Abonelerin Arasına Sende Katılabilirsin

Posta hesabına bir gün bir mail düşer. Okursun, bakarsın ve çok beğenirsin. İşte o mail sırt çantanı alıp bir yerlere gitmen ve seni harekete geçirmek için yeterli olabilir. Türkiye ve Yurt dışı gezi yazılarımızın mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Gezgin İz sizi harekete geçirecek makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin.. :)

CEVAP VER