Evimizin 9 m2 lik bodrumuna doğadan izler taşıyan bir yaşam alanı oluşturmak için başladım bu işe. Kafamda neler yapacağımı tasarlarken bu işi minumum bütçe ve eski malzemeleri değerlendirerek yapacağımı düşündüm. İşe ilk olarak eskicileri gezerek başladım. Çünkü eski yıkılacak evlerden sökülen dolapları, cavdırmaları, kapıları, pencereleri toplayan eskiciler bu malzemeleri daha sonra uygun fiyata atıl duruma getirmeden tekrar kullanılmak üzere insanlara satmaktadırlar.
Spor malzemelerimizin ve kitaplarımızın bulunduğu bodrumda yapılacak olan bu değişime ilk olarak içindeki eşyaları boşaltıp, duvarları kül rengi gri tonlarına boyayarak başladık. Daha sonraki işim eskiciden aldığım 6 adet 4 metrelik cavdırmaları zımparalayıp kendi iç tavan ölçülerime göre kesip pinoteksle verniklemek oldu. İki ucuna yerleştirdiğim beş on tahtanın üstüne cavdırmaları koyarak onları duvara sabitledim. Daha sonra Konya’dan sipariş verdiğim hazır örülü vaziyette elime ulaşan 4*5 ebatlarında göl kamışını deponun iç tavan ölçülerine göre kesip yerleştirdim.
Kamışa hiç bir işlem uygulamadan doğal haliyle serdim, sonra cavdırmaları kamışa değecek şekilde ayarladıktan sonra birer çiviyle duvara sabitledim. Bazen insanlar neden cavdırmaları çam yapmadın, daha düzgün sıfır kestirmedin gibi sorular sorsa da ben eskiciden temin ettiğim cavdırmalardan gayet memnundum. Çoğu yeri çatlamış ve kurtlar bazı yerlerini yemiş olsa da düzgün bir temizleme, zımparalama ve vernikleme işleminden sonra gayet işimi görür durumdaydı. Hem ucuza malettim hem de var olanı kullanarak belki de bu sayede yeni bir ağaç kesilme işlemine, arz-talep döngüsüne girmemiş oldum.
Tavanı kamışla kaplayıp duvarı griye boyadıktan sonra içerisinin havası bir anda değişmişti. Daha sonra atıl bir vaziyette duran tas şeklindeki avizemizi yerleştirip üzerine sarı gün ışığı top şeklindeki tasarruflu ampulümüzü de yerleştirdim.
Sıra geldi kitaplıkları yapmaya, kitaplıklarımızı eski atıl vaziyette duran tahtaları ve ağaç dallarını kullanarak yaptık.
Odanın köşesine oturma alan yapmak için kullanılmayan eski paletleri tamir ettik ve boyayarak değerlendirdik. Üzerine ölçüsüne göre sünger ve sırt yastığını hazır yaptırdım. Zemine maliyeti düşük olması amacıyla parke görünümünde muşamba serdik.
Eski köy evinden getirilen, yarine pencere yapıldığı için sökülen gömme dolabı tamir ederek odamızın köşesine yerleştirdik. Yanında ölü vaziyette duran boşluğa malzemelerimizi koymak için raf yaptık.
Odamızda eski antika sayılabilecek eşyaları sergilemek için, hazır aldığımız askı demirlerinin üzerine yine eski tahtalardan raf yaptık.
Bu yeni odamızda ahşabı bol şekilde kullanarak doğadan izleri, antika sayılabilecek eşyaları sergileyerek de tarihten izleri yansıtmak istedik. Sonuç olarak mütevazi ve insanların kendilerini rahat hissedebilecekleri küçük bir yaşam alanı oluşturduk.

Bu güzel yaşam alanını oluşturmamda emeği geçen;gerek fikirleriyle,gerek bire bir yardımıyla destek veren arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

Şuan yapılan iş kütük sehbadır. Sehbamız kesim ve zımparalama işleminden sonra vernik işlemine girmiştir,daha sonra altının ayakları yapılacak ve bitmiş son halinin fotoğrafları sayfa da güncellenecektir.

Diğer Abonelerin Arasına Sende Katılabilirsin

Posta hesabına bir gün bir mail düşer. Okursun, bakarsın ve çok beğenirsin. İşte o mail sırt çantanı alıp bir yerlere gitmen ve seni harekete geçirmek için yeterli olabilir. Türkiye ve Yurt dışı gezi yazılarımızın mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Gezgin İz sizi harekete geçirecek makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin.. :)

CEVAP VER