Buzul göllerini görmek için Artvin’in Şavşat ilçesinin Pınarlı köyünden geçerek Arsiyan dağı eteklerine ulaşmak gerekiyor. Arsiyan Dağı eteklerine geldikten sonra rengarenk çiçeklerin arasından biraz yürümek gerekiyor.

Çiçeklerin Arasından Yürüyelim.

Karadeniz’e gidiyorsanız yaylalara çıkacaksınız. Soğuk sularından içip, bölge halkının evinde kalıp, aynı tavaya ekmek banıp mıhlama yiyeceksiniz. Nitekim Sevda Hanımın Evi ve yemeklerini unutmak mümkün değil.

Yerli İnsanlar ile İletişime Geçin.

Bizim için büyük bir macera olan ayı kovalamacasından sonra tüfeği ile yürüyüşe çıkmış bir amcanın bizimle gelmesi bulunmaz bir nimet oldu. Amcanın oralı olması bize bir güvence verdi.

Arada Ağaçların Altında Keyif Yapmak Lazım.

Ayder yaylasında kaldığımız iki gün boyunca Fadim anamızın tatlı sohbetinin bolca dinlemiştik. Şirata buzul gölleri yürüyüşümüzde yanımızdan ayırmadığımız amcanın sohbeti de çok güzeldi. Yaşının büyük olması ve doğal olduklarından dolayı sohbetleri her daim ilgimi çekmiştir.

Karadeniz’in Yeşiline Dokunun.

Ben Karadeniz’i otobüslere binip otellerde inmek gibi, her şeyi camlardan izlenildiği turlara karşıyım. Biraz yaşamak ve hissetmek istiyorsan emek vereceksin. Bu güzel insanları canlı ve yakından göreceksin. Verdikleri selamı gönülden hissedeceksin. Yeşile dokunup doğayı damarlarında hissedeceksin. Oksijeni ciğerlerine doldurup ohh diyeceksin ki Karadeniz anlamını bulsun.

Karadeniz İnsanını Tanırsan Candan ve Samimi.

Meşhur amcamız arada pat pat silahını sıkıyordu. Biz “Amca yapma, dur etme” dedikçe hoşuna gidiyor, “korkman yav bişey olmaz” diye bizi teselli bile ediyordu.

Amcam bizi öyle sahiplendi ki telefonda birileri çağırdı, “benim cemaatim kalabalık gelemem” diyerek arayanı geri çevirdi 🙂

Anadolu insanı her zaman içten ve samimi. Karadeniz’de yaşadığımız ve hissettiğimiz samimiyeti ömrüm boyunca unutmam mümkün değil.

Şirata Buzul Göllerine çok az kaldı. Göller eriyen kar sularından oluşuyor ve yılın belirli ayına kadar canlı kalıyor. Turkuaz renginden olsa gerek peynir altı suyuna benzediği için gürcüce şirata peynir suyu anlamında isim vermişler.

Bölgede iki tane Şirata buzul gölleri var. Çok şanslı sayılmadığımız için bölgeye sık gelen angut kuşlarını göremedik.

Şirata Buzul Gölü

Göllerden bir tanesi de mevsim itibari ile artık kurumuştu. Fakat diğerinin görüntüsü gerçekten harikaydı.

Büyük Şirata Buzul Gölü

Şort getirmediğim için suya giremedim. Siz olur da buralara gelirseniz bu güzelim suya girmeden gitmeyin.

Turkuaz Rengi Harika.

Yürüyüşümüz son durağı Balık Gölü diye bilinen etrafı çiçek bahçesiyle kaplı bu muhteşem göldü.

Balık Gölü ve Manzara İnanılmaz.

Göl, çiçekler, çam ağaçları, engin bir dağ geriye keyif yapmak kalıyor.

Balık gölünün etrafından bir adet ekmek arası yemek ve çay hizmeti veren bir tesis mevcut.

Yürüyüş Biter, Keyif Başlar.

 

Diğer Abonelerin Arasına Sende Katılabilirsin

Posta hesabına bir gün bir mail düşer. Okursun, bakarsın ve çok beğenirsin. İşte o mail sırt çantanı alıp bir yerlere gitmen ve seni harekete geçirmek için yeterli olabilir. Türkiye ve Yurt dışı gezi yazılarımızın mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Gezgin İz sizi harekete geçirecek makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin.. :)

CEVAP VER