Mersin,Mut Sertavul ile Alahan Manastırı arasında kalan ,Kayaönü ve Diştaş Köyü manzaralı Karaman il sınırlarına yakın muhteşem manzarasıyla dik yamaçlar ve çam ağaçlarının içinde Gezgin Tepesi diye adlandırdığımız bölgede sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra küçük bir yürüyüş gerçekleştirdik.Manzarasına ve doğasına hayran kaldığımız bu bölgeye daha önce çok güzel bir bisiklet turu gerçekleştirmiştik.

Güzel bir pazar sabahını fırsat bilerek rotamızı hemen Alahan Manastırına çevirdik. Alahan Manastırını çok güzel bir şekilde restorasyon çalışmalarını başlatıp eserleri ortaya çıkarmaları hoş olsa da manastırın içerisinde merdivenli seyir alanını pek sevemedim doğrusu.Anı yaşarken üst kolonlardaki koç başları gibi detayları yakından görüp Kıravga manzarası ve rüzgar tribünlerini daha güzel görsek de fotoğraf ve video çekerken ortamın ahengini bozmuş doğrusu.
Manastırdan ayrılırken karavan ile gezen Fransız çiftimize Karaman’a muhakkak gelmeleri il sınırlarımızda bulunan tarihi ve doğal güzelliklerden bahsettikten ve gelme sözünü aldıktan sonra bölgeden ayrıldık.
Alahan Manastırı Hakkında; 

Yerleşim
Alahan Mersin’i Karaman’a bağlayan devlet karayolunun iki km kadar doğusunda ve Mut ilçesinin kuş uçuşu 15 km kadar kuzeyinde yer alır. Toros Dağları üzerinde ve yaklaşık olarak 1200 m. rakımındadır.Manastırın yolu hemen hemen her mevsim açıktır ve ana yoldan ulaşım 10 dakika sürmektedir.

Tarih
İsa’nın havarilerinden Tarsus’lu Pavlus (Sen Paul) ve yine Tarsus’ta yaşamış Hıristiyanlığın öncülerinden Barnabes, M.S. 41 yılında Hıritiyanlığı yaymak için Anadolu’da çeşitli yolculuklar yapmışlardır. Bu azizlerin gezileri sırasında konakladıkları hemen her yerde anılarına tapınaklar yapılmıştır. Fakat, o tarihte Hıristiyanlık henüz resmi din olmadığından ve ibadet gizli olduğundan tapınakların da gözden uzak ve ulaşımı güç yerlerde olması tercih edilmiştir. Alahan Manastırının olduğu yerde de böyle bir tapınağın yapıldığı anlaşılmaktadır.Ancak bu günkü manastır öreni Hıristiyanlığın resmen kabul edilişinden sonra, beşinci yüzyılda inşa edilmiştir. Manastırı yaptıran kişi manastırda lahdi ve bir kitabesi olan Tarasis adlı bir rahiptir.Ancak finansman büyük ölçüde Bizans imparatoru tarafından sağlanmıştır. Kimi kaynaklar manastırın M.S. 440-442 yılları arasında, kimi kaynaklar da M.S. 474 ten sonra inşa edildiği görüşündedir. İmparator 440-442 döneminde II. Theodosius (401-450), 474 ten sonra ise ise Flavius Zeno’ydu (425-491). (Belki de manastırın farklı bölümleri farklı imparatorlar döneminde inşa edilmişti).Manastırın parlak döneminin Arap akınları başlayınca, yani 7. yüzyılda sona erdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir. Nitekim 17. yüzyılda ünlü gezgin Evliya Çelebi (1611-1683 ?) manastır için Usta elinden yeni çıkmış gibi duruyor tanımlamasını yapmıştır.

Mimari özellikler
Alahan Manastırı geniş bir alana yayılan bir komplekstir. Bu kompleks, Batı Kilisesi (Evangelist Bazilika), Manastır ve Doğu Kilisesi, kaya oyma keşiş odaları ile çevredeki mezarlardan oluşmuştur. Kompleksin taş işçiliği ve motiflerle bezeli zengin süslemeleri dönemin en usta ellerinden çıktığını göstermektedir. Ne var ki, Batı Kilisesi yıkılmıştır. Doğu Kilisesi ise bir ören olarak varlığını sürdürmektedir.Yıkılmış Batı kilisesinin girişi olduğu sanılan bir mekanda aralarında Cebrail ve Mikail’in de bulunduğu kanatlı melek ve çeşitli hayvan tasvirleri ve İsa büstü vardır. İki yapı 115 m uzunluğunda kolonlu kemerli bir galeri-terasla birbirine bağlanmıştır. Galerinin ortasında kabartma süsleme ile her yanı işlenmiş büyük bir niş yer alır. Aynı galeride apsisli bir vaftizhane bulunmaktadır. Vaftizhane içinde haç biçimli bir havuz vardır. Vaftizhanenin karşısında kaya mezarları oyulmuştur. Mezarlardan birisi Manastır grubunun kurucusu Tarasis’e aittir. Kitabesi şöyledir: Burada çok mümtaz Flavius Severinus ve Flavius Dagalaiphus’un konsüllüğünden sonra İndiktionun 15. yılının 13 Şubatında kutsal oruçların ilk haftasının salı günü ölmüş olan hatırası kutsal kurucu Tarasis yatıyor.Doğu kilisesi özenli bir işçilikle kesme taşlardan inşa edilmiştir. Kilisenin değişik yerleri kabartma süsler ile dekore edilmiştir. Dikdörtgene yakın planlı kubbenin binayı aşan duvarlarında her cephede birer adet olmak üzere dört pencere bulunmaktadır. Kilise altmış yetmiş yıl sonra (532-537) inşa edilecek olan İstanbul’daki Ayasofya kilisesi ile ortak özelliklere sahiptir

Kordinatlar: 36.791116, 33.351323

Diğer Abonelerin Arasına Sende Katılabilirsin

Posta hesabına bir gün bir mail düşer. Okursun, bakarsın ve çok beğenirsin. İşte o mail sırt çantanı alıp bir yerlere gitmen ve seni harekete geçirmek için yeterli olabilir. Türkiye ve Yurt dışı gezi yazılarımızın mail adresinize gelmesini ister misiniz? Sadece e-posta adresinizi yazarak hemen abone olun! Gezgin İz sizi harekete geçirecek makaleleri mail adresinize göndersin ama reklam vs göndermesin.. :)

CEVAP VER